Anasayfa Hakkımızda İletişim
 

Ürünlerimiz

Endüstriyel Çiftlikler

Sinopet Yatırımları

 

Yeni Ürünler Yem Grubu İnşaat Grubu Ekipman Grubu Canlı Hayvan Grubu Teknoloji Grubu

 

 
 
  Tavşan eti Türkiye'de keşfedilmeyi bekliyor...
 
 
 
 

Sinopet

   
   

     Tavşan yetiştiriciliğinin 20. yüzyılda Avrupa da yaptığı büyük çıkışın ardında iki temel faktör vardı. Bunlar, Tavşan yetiştiriciliğine ilişkin verilen sübvansiyon ve sağlık ile sağlıklı besin konusunda oluşan bilinç seviyesindeki artıştır.

      Üretim, kalite ve standartları düzenleyen yasaların çıkarılması, ortak tarım politikasının bu alanlarda faaliyet gösteren işletmeler lehine önemli sübvansiyonlar ve kazanımlar sağlaması, tarım ve hayvancılığı korumak için ithalat’ta getirilen kısıtlamalar bu sektörün önünü açmıştır.

      Avrupa özellikle 1980’li yıllardan itibaren tarımdaki gelişmesini bu olanaklardan yararlanan işletmelere ve doğru hükümet programlarına borçludur. Tabii bütün tablonun pembe olduğunu düşünmek ve bu şekilde kabul etmek de doğru değil.

     Önümüzdeki yıllarda Tavşan yetiştiriciliği yapan işletmeler, maliyetlerini düşürmek için çalışan başına verimliliği artırma çabası içindeyken, sendikalar ve Hükümetler istihdamı artırma ve çalışanların gelir düzeylerini koruma telaşı içinde olacaklar.

     Ekonomik baskılar, artan maliyet ve rekabet ortamı istihdamın tarımda daha esnek hale gelmesine yol açacak. Bu, Tarımda çalışanlar için daha az iş güvencesi anlamına gelecek. AB de resmi kurumlar tarafından yayınlanan raporlarda da üye ülkelerde tarımda çalışanların iş güvencesinin zayıfladığına dikkat çekiliyor. Bazı ülkelerde ise bireylerin bu sektörde, iş güvencelerinde 80'lerin başından 2000'li yıllara kadar çok keskin zayıflamalar gözlemlendiği de aynı raporlar da yer almaktadır.

Avrupa’da tavşan yetiştiriciliği

     Tablo 1’de yer alan veriler incelendiğinde, tavsan yetiştiriciliğinin fazla olduğu ülkelerin aslında deri ve tekstil sanayinde dünyadaki trendleri etkileyen ülkeler olduğu görülmektedir.Üretimi en fazla olan ilk üç ülke İtalya, Fransa, İspanya olarak sıralanmakta ve tablo 2’de görülebileceği gibi bu üç ülkedeki üretim Avrupa'daki tavşan üretiminin % 85’ini oluşturmaktadır. Bu sektörün gelişmesinde, üç ülkede sektörde yer alan grupların ortak hareketinden doğan sinerjinin ve hükümet politikalarının etkisi görülebilir.

     Bu ülkelerde Deri sanayinin gelişmesi ile Tavşan Kürk ve yünleri  oldukça etkin bir şekilde kullanılmıştır. Ayni zamanda katma değer haline dönüştürülmüş gübrenin üzüm yetiştiriciliğinde ve seralarda kullanılması maliyetleri düşürdüğü gibi işletmeler açısından karlılığını da artırmıştır.

     Özelikle bu ülkelerde amacına uygun gelişmiş tavşan ırkları yaratmak ve mevcut ırkların ıslahı ile beklenen verimi maksimum değerlere yükseltmek için bilimsel araştırmalara çok ciddi ödenekler ayrılmakta ve projeler destek bulmaktadır.

     Göz ardı edilmemesi gereken önemli bir konu ise verim artışı sağlamak ve hayvan refahı ile işletmeleri sürdürebilir kılmak için bu ülkelerde ciddi ve profesyonel beslenme programlarının uygulanmakta olduğudur. Beslenme programları ile üretim aşamaların da oluşturulan sistematik  yaklaşımları birlikte ele almadan başarılı olma şansı olmadığını da bu ülkelerdeki mevcut tecrübelerden görmek ve anlamak mümkündür.

 Tablo 1. Avrupa Birliği ülkelerinin tavşan eti üretimlerine göre dağılımı (Üretim miktar birimi: ton/yil )

 

( Kanak : The rabbit industry in Europe CSIRO Chiswick Field day 6 April 2002 )  

 Tablo 2. AB’liği ülkelerinin tavşan eti üretimlerine göre dağılımı (pasta payi)

( Kanak : The rabbit industry in Europe CSIRO Chiswick Field day 6 April 2002 )

      Tüm bu verilere karşı özelikle AB kurulduktan sonra gider maliyetlerinin Euro‘ya geçiş aşamasında yükselmiş olması, çalışanlara verilen sosyal haklar, hayvan refahı ile ilgili yasalar, kalite ve güvenlik standartları ve ekipman maliyetlerindeki artışlar gibi sebeplerden dolayı yetiştiriciliğin ve yeni yatırımların, gelişmekte olan ülkelere doğru kaydığı ve bu yüzden Avrupa içindeki gelişmiş ülkelerde üretimin azalmakta olduğu da ilgili kaynaklarda belirtilmektedir. Ayrıca AB’ye yeni aday ülkelerdeki teşviklerden yararlanmak için yapılan yatırımlarda bu azalma sürecini hızlandırmaktadır. En yüksek üretimi gerçekleştiren ülkelerin, incelendiğinde Avrupa birliği içerisinde en yüksek Tarım sübvansiyonlarını alan ülkelerden oluşması bu görüşü desteklemektedir. Ayrıca yine aynı kaynaklarda, uzun zamandır gündemde olan tarım sübvansiyonlarının kaldırılması veya desteklerin sınırlandırılması durumunda üretimin çok azalacağı, tavşan kürkü, tavşan Eti ve ürünleri ile gübresinde dahi dışa bağımlı hale gelebilecekleri yönünde sektörün önde gelen işletmelerinin görüşleri de mevcuttur.

     Ayrıca kendi üretimleri iç piyasadaki talepleri karşılayamadığından  Avrupa'daki en büyük Tavşan eti ve ürünleri ithalatçısı ülkeler sırasıyla

     İtalya, Fransa, Belçika, Almanya    diye sıralanırken

       Doğu Avrupa ülkeleri bu sektördeki en büyük ihracatçılar olarak sıralanmaktadır.

  ( Kanak : The rabbit industry in Europe CSIRO Chiswick Field day 6 April 2002 )

        Tablo 3. AB’liği ülkelerinin Kişi başına düşen yıllık tavşan eti tüketim miktarına göre dağılımı

                                          ( Kanak : The rabbit industry in Europe CSIRO Chiswick Field day 6 April 2002 )

 

 

 
 
© 2006 Sinopet LTD.